Çarşamba, Mayıs 13 Posted by Semt Aşığı | Çarşamba, Mayıs 13, 2015 - 0 yorum

Feysbuklular

Allah biliyor ki Türk tribünleri içinde çok farklı bir yerdeyiz bizim gibi kaç tribün vardır bilemiyorum. Bizim karakterimiz, bizim duruşumuz. Haklıya hakkını teslim edişimiz. Yediğimiz dayağın bile arkasında duruşumuz. Olmayanı ve yapılmayanı yaptık.

11 Mayıs 2015 günü bizim için kara bir gün oldu. Feriköy ile U16 maçında oynanan maçta saha içine giren taraftarlar yüzünden maç önce tatil sonrada Beykoz hükmen malup edildi.
Bu sezonun çok düşünülmesi gereken şeyleri var. Benim kendi adıma da eksiklerim çok var.
Son olay patlama noktasıdır.
Vural Abinin yazdığı bizim düsturumuzun yansımasıdır. ' Kardeşlerimizi yaptıkları hatalarından dolayı öz eleştirilerini alacağız. Bu süreçte de bu kardeşlerimizin linç edilmesine izin vermeyeceğim. '
Bir kardeşimizin söylediği gibi bu hatayı yapan Boğazın Yargıçlarıdır.
Benim içinde bulunduğum gurubun karakterli duruşu ortada ama sağa sola yatanları da görüyoruz.
Feriköy husumeti belli bir şey. Geçmişte olanlar bir yana yakın tarihte Beykoz da, Alibeyköy de olanlar oldu hepsi orada kaldı. Feysbuk sayfasına ' Gün gelecek yine karşılaşacağız. Sizi o gün elimizde kim kurtaracak.' diye hala yazabiliyorlar. O konuya hiç girmeyeceğim. Kendini polise teslim edenler, stadı göremeyenler, internete koydukları videolarda kaçtıkları anı kesip koyanlar kendileri düşünsünler. Hepsi bir yana adama sorarlar yeniden karşılaşmak yeni bir maç sen U16 maçında neredeydin. Benim karakterli kardeşlerim alt yapı maçlarına sezon başından beri gidiyor. Çayırbaşını da meşaleye boğdu. Tribün yaptı. Otobüs kaldırıcaz deyip niye maça gitmedin. Bu konu burada dursun.
Olayları tartarken şunları göz önünde bulundurun.

  • Kura çekildikten sonra her feysbukdan küfür kafir başlatanlar. (Bizde veya Feriköylülerden)
  • Feriköylü küfürlerini feysbuk sayfasına taşıyanlar. Tansiyonu yükseltenler.
  • Kanı hızlı kardeşlerimizi orada yalnız bırakanlar.
  • Bunlar dan bi haber organizatörler (federasyon) ve Güvenlik güçlerini.
  • Beykoz taraftarı stada gelince Feriköy diye bağıranlar, olaylar olunca Feriköylü değil futbolcu ailesi olanlar.

Olaylar oldu birden bire insanlar olayı çıkaranların üzerine yürümeye başladı. Feriköylüler de 6222 den yargılanması için girişimlere başlamışlar. Hala Feriköylüler küfür ediyor. Ben anlamıyorum. Çocukken de anlamazdım. Aklıma gelen tek şey herkes kendine bakacak. Ben dahil olmak üzere.
Birden bire U16 'nın emekleri heba oldu lafları dönmeye başladı.

Siz kimsiniz hedef gösterip kelle avcılığına başlıyorsunuz. Bir de bizi sahada yenemeyeceklerini anlayan kulisçilerin eline bu fırsatları niye veriyorsunuz.
Alt yapı yenimi aklınıza geldi. Bu takım alt yapısı gol atamıyordu, takım çıkaramıyordu. Bu taraftar cebinden verdiği paralarla takım kurdu transfer yaptı. Takımı yarışmacı ve yetiştirici yaptı. Bu konuda o taraftarların 1 lira bi taraftan alacağı var mı? Yok? Suyuna kadar ellerimizle taşıdık. Kimi şirketten araba çaldı yemekleri taşıdı. Kimi marketin alışveriş arabasını kaçırdı sularını taşıdı. Kimi okulda öğlen yemeği yemedi krampon aldı. Kendi istediklerimizi değil hocanın istediği oyuncuları transfer ettik. Şimdi o hoca ve oyuncular nerde, ne oldu? o emeklerin peşinde koşmayan basın mensupları şimdi bu seneki emeklerin peşinden neden koşuyor. Bu sene alt yapıyı şahlandıran kişiler (Başarı yakalanmıştır) Beykoz spor kulübü için mi yaptı yoksa kendi maddi manevi çıkarları için mi bunu yaptı. Bu alt yapı bu kulübe ne kattı. Bunları soramayanlar bizi sorgulamaya kalkmasın.
Bu işlerin başında ki adamlar kendi 'ekoizm' leri uğruna bunları yapıp emeklerini bizim egolarından heba olduğunu ima edebiliyor. Alt yapıda şampiyonluklar geliyor ama A takıma bi tane sporcu gelmiyor. Her sezon bir sürü topçu alınıyor. Beykoz adıyla çocukları vizyona sokup sonra kendi adına bu çocuklar üstünden para kazananlar bizi kötü gösteremez. Bizim hocamız daha çocuklara örnek olamıyor. Kavga çıkan U12 maçında taraftar var mıydı?

Son cümle kardeşlerime. Feybuk profillerinizi kapatın. Yada adam gibi kullanın.

Perşembe, Mayıs 22 Posted by Semt Aşığı | Perşembe, Mayıs 22, 2014 - 0 yorum

Necmi Mutlu Beykoz'a transferi

http://dinyakoskrampon.blogspot.com.tr/2014/05/necmi-mutlu-besiktasla-dolu-gecen-bir.html

Yazının tamamı yukarıdaki linkte. Beykozla ilgili bölümü koyuyorum sadece. Eskiden semt takımı nasıl idare ediliyormuş.
Yirmi yaşına kadar Kadırga’da oynayan genç kaleci 1955’te İstanbul Profesyonel Liginin istikrarlı takımlarından Beykoz’a transfer oldu. Bu transferin öyküsünü şöyle anlatıyor: “O zamanlar futbolcular üç ay tatil yapıyordu. O arada yazlık maçlar başlıyordu. Ben o maçlarda oynarken baktılar iyi oynuyorum aldılar beni. Çubuklu’da bir maç yapmıştık. Beykozlu idarecilere ‘Kadırga’da iyi bir kaleci var,’ demişler. Beşiktaş’ta haf olarak oynayan Nusret Abi Beykozluydu. O bizim yazlık takımda oynuyordu.  Eşref’in çok iyi arkadaşıydı. O da tembih etmiş. Sadettin Arseven, Bahadır Olcayto gibi Beykozlu idareciler gelip seyrettiler. Beni çağırdılar, gittim. Gittim ama yüzüme bakmıyorlar. Bahadır Abi bana 100 lira verdi, ‘Git muayene ol, lisansını yaptır,’ dedi.”

Beykoz kalecisi Necmi bir Beşiktaş maçında sert bir şutu uçarak kurtarmış.
Beykoz’u o tarihte 30’lu ve 40’lı yıllarda “Voleci Şeref” lakabıyla ünlenmiş Beşiktaşlı futbolcu Şeref Görkey çalıştırıyordu. Genç Necmi yeni kulübünde ilk zamanlarda sıkıntı çekse de kısa sürede geçtiği Beykoz kalesini bir daha bırakmadı: “İşlemleri tamamladım, antrenmana geldim. Beykoz’un kalecileri Naylon Halil ve Sinan’dı. Sinan Beykoz’un çocuğu, öyle olunca Şeref Abi beni santrfor oynatıyordu. Fakat şut antrenmanı olunca kaleye geçiyordum. Bir Fener maçı oynadılar berabere bitti, sonra Beyoğluspor maçında yenildiler. O zaman Beykoz halkı benim için, ‘bu oynayacak’ dedi. Sonraki Beşiktaş maçında ben oynadım, Beykoz tarihinde ilk kez Beşiktaş’ı yendi. Beykoz’da ilk zamanlar yüzüme bakan yoktu. Evden idmanlara gitmek için Eminönü’nden Üsküdar’a geçer, oradan dolmuşa binerdim. Şeref Görkey Rumeli Caddesinde oturuyordu. Ne zaman iyi oynamaya başladım, beni taksiyle götürüp getirmeye başladı. O zaman İstanbul Erkek Lisesinde okuyordum ben. Çok zor bir mektep, antrenmanlar ve maçlar olunca on tane zayıf geldi. Onun üzerine yıllık 1.500 lira verip Sıraselviler’deki Yeni Koleje yazdırdılar beni. Şeref Görkey oradan beni taksiyle alıyordu. Birlikte Beykoz’a gidiyorduk, sonra birlikte dönüyorduk. Bazen de ben Yeniköy’e gider, oradan vapurla Beykoz’a geçerdim. O zaman Boğaz vapuru fabrikaya da uğrardı. Oradan vapurla Yeniköy’e geçip eve dönerdim.”

Bir Beykoz-Fenerbahçe maçı. Necmi Mutlu Fenerbahçeli Yüksel'in önünde topu kurtarıyor. Sağ tarafta
Fenerbahçeli Puşkaş Ergun ve Beykozlu Helvacı Hasan onu izliyorlar.
“Beykoz kulübünü Sümerbank kundura fabrikası ayakta tutuyordu. Fabrikanın Cevat Talay adlı bir müdürü vardı. Cevat Bey DP’liydi. Kulüpte başkan değildi ama fiilen o idare ediyordu. Ben kulüpten 150 lira aylık alıyordum. Fabrika da 250 lira veriyordu. Fabrikada DP üst düzey yöneticilerinin ayak kalıpları vardı, bunlara özel kundura yapılıyordu. Müdür bey bana da özel bir çanta yaptırmıştı, beni çok severdi.” Necmi Mutlu Beykoz’da üç sezon oynadıktan sonra küçük yaşlardan beri gönlünde olan Beşiktaş’a transfer oldu. Bu transferde fabrikanın müdürü Cevat Bey de etkin rol oynamıştı: “Beşiktaş’a gitmemi de müdür bey istemişti. ‘Sen artık Beykoz’u aştın,’ dedi. Hatta odasında uzun bir konuşma yaptı. Ben 5 vapuruyla dönerdim. Onunla konuşurken pencereden baktım, 5 vapuru gitti. Görüşmemiz bittikten sonra telefonla görevlileri çağırdı, ‘Motoru hazırlayın,’ dedi. Müdür beyin kullandığı motorla Yeniköy’e geçtim.”

Beşiktaş’a geçişi ilk zamanlarda aile içinde küçük bir gerginliğe yol açsa da olay kısa sürede tatlıya bağlanmış: “Ağabeyimin Karagümrüklü canciğer arkadaşları vardı. Ağabeyim vasıtasıyla bana haber göndermişler. Ben, ‘Beşiktaş’a gideceğim,’ dedim. Beni Karagümrük dışında Fenerbahçe ve Galatasaray da istemişti. Ama biz ailece Beşiktaşlıydık. Ağabeyim babama Beşiktaş’a gitmek istediğimi söylemiş. Babam rahmetli futbol düşkünüydü ama bir gün eve geldim, ‘Ne oldu senin transfer işleri?’ dedi. Ben Beşiktaş’a gitmek istediğimi söyleyince, ‘Ya Karagümrük’e gidersin ya da bu evden gidersin,’ dedi bana. Kapının arkasında asılı pardösüyü aldım, ‘Hadi eyvallah,’ deyip çıktım evden. Evin karşısında kahve vardı. Kahve sahibiyle canciğer arkadaşız, zaten hepsi çocukluktan arkadaşımdı. ‘Evden kovulduk,’ deyince, ‘Gel yukarıda oda boş,’ dedi. O gece orada yattım. Ertesi gün Rainbow otelinde kampa girdik. Ben moralim bozuk bir halde otele gelmiştim. Cevat Bey beni o halde görünce sordu. Ben durumu anlatınca bana çıkarıp bir mor binlik verdi, ‘Git Hilton Otelinde kal,’ dedi.  Kamp bitince mahalleye döndüm. Baktım babam kahvede bekliyor. ‘Gel eve, nereye istersen git. Madem senin gönlünde Beşiktaş var, oraya git,’ dedi.”

Çarşamba, Şubat 27 Posted by Semt Aşığı | Çarşamba, Şubat 27, 2013 - 0 yorum

Beykoz 1908 dergisi 2. Sayı

Cumartesi, Şubat 16 Posted by Semt Aşığı | Cumartesi, Şubat 16, 2013 - 3 yorum

Maçın ardından: U19 Beykoz 1908 - Sultantepe: 10 - 1



U19 tüm gollerini Sultantepe ye saklamaış. 10 - 1 gibi farklı bir skor aldılar.Ligin son iki sırasında ki takımların maçında bu kadar büyük bir farkın olması şaşırtıcı. Sultantepe bu kadar çok gol yiyen bir takım değil. Geçen hafta 2-0 Demirspor'u yendi. Ayrıca Oğuz ve Kubilay ile sayısız fırsattan da yararlanamadık.
Sabahattin Hoca ile ilk galibiyet alındı. İstanbul şampiyonası vs. hayal ama önümüzde 6 maç daha var. 6 Maç 18 puan hedefinde olmalı bu takım.

Kalede Emre. Defans dörtlüsünde Sağ bek Emrullah, sol bek Tolga. Stoperler Hakan ve Sinan, Orta saha beşlisinde Ön Libero Kubilay, Alper, sol açık Ceyhun,  sağ açık Alihan, Forvet arkası Oğuz, Tek forvet Furkan ile sahaya çıktık.
Sonradan oyuna Halil - Hakanın yerine , Ali Metin - Ceyhunun yerine ve Emre - Alihanın yerine oyuna girdi.
Gollerimizi: Oğuz (4), Ceyhun (4), Emrullah ve Kubilay dan geldi.

Posted by Semt Aşığı | Cumartesi, Şubat 16, 2013 - 0 yorum

Maç Günü: Altınova Bld. - Beykoz 1908


Altınova Belediye - Beykoz 1908

17 Şubat Pazar 13:30
Altınova Hersekzade Ahmetpaşa Stadı
Hakemler: Muzaffer Öztürk
Yakup Bulut
Anıl Küçük

Altınova Belediye 8 maçtır iç sahada kaybetmiyor. İçeride oynadıkları ve 10 kişi kalıp 1-0 yendikleri Bursa Merinos maçından beri galibiyetleri yok yani son 6 maçtır galibiyetleri yok. İç saha maçlarında 6 beraberlik ile ligde iç sahada en çok berabere kalan takım. 20 gol atıp 27 gol yiyen ve 18 puan toplayan Altınova Belediye 11. Sırada. 
Bizde ise son 3 deplasman maçını da kazanamadık. En son Kasım ayında deplasmanda Vefa 'yı 2-1 yendik. Dış saha tek galibiyetimizde bu. Çok inişli çıkışlı grafiğimiz var. Mudanya erteleme maçı 5-0 yendik ama yeni transferler oynatılamıyordu. Mudanya devre arası takımı komple değiştirdi. Zaten bu maçtan sonra Mudanya B.Çekmeceyi 1-0 yendi.  
22 gol atıp - 28 gol yiyerek 15 puan topladık ve 13. sıradayız. K.Çekmeceyi geçemezsek düşeriz. Haftaya Küçük Çekmece maçımız var.
Altınova Belediye Geçen hafta deplasmanda 4-1 kaybettikleri maç da 11 Maç oynayan ve geçen sene Maltepe ile şampiyonluk yaşayan Kaleci Murat Alkan ve İlker Baş Kırmızı kart gördü.

İki takımın golcüleri: Altınova Bld. Hüseyin Tunç 7 Gol, Beykoz 1908 Murat Saim 12 Gol.

Altınova Belediye muhtemel 11:  Umut Akkoç, Şener Güray , Mehmet Can, Erdal Alemdar, Melih Saygaç, Murat Demir, Aşkın Yeter, Samet Candan, Ozankan Düzgün, Hüseyin Tunç ve Abubakar

Beykoz 1908 Muhtemel 11: Cem Temizel, Can Yüksel, Berat Sabırlı, Soner Keleş, Nihat Özay, Aytaç , İçten, Can keskin, Emin Uzun, Aziz Abaramak, Kadir Ülker, Murat Saim. 

Perşembe, Şubat 7 Posted by Semt Aşığı | Perşembe, Şubat 07, 2013 - 0 yorum

Bozcaada olayları ile ilgili.



Olaylarla ilgili bilgisi olmayanlar.
Hürriyet haberi
Radikal Haberi
Yerel Futbol Haberi
Boğazın Yargıçları bildirisi (deplasman anısı tadında bunu kesin oku)

Olayla ilgili en büyük geri dönüş. Tribün Dergi Haberi yorumlarında ve Tribün Dergi Forumunda  oldu. Burada Türk Tribünlerinin geldiği yer ortaya çıktı. Tribün kimlerin elinde, kimler takip ediyor bu tribünleri ve bu sporu anlaşılmış olduk. Neyse bunlar bireysel şeyler deyip geçtik. Çünkü deplasmana gittiğimiz için suçlu sayılacak pozisyona kadar geldik. Bigalıların Kavacık dan döndürülmesi işi bizden biliniyormuş. Bu olayla da ilişkilendirildi. Buradan da bir kez daha yazalım Polis amiri: 'Siz içeri girmezseniz Bigalıları almayacağız.' dedi. 'Olur mu öyle şey adamlar kaç saat yol gelmiş.' dedim. Hep beraber içeri girdik.

Bu gün Bozcaadaspor Feysbuk sayfasında bir yazı yazılmış:

Arma sevdalısı Beykozsporlular madem takımınızın her koşulda arkasındasınız o zaman şartlar ve koşullar ne olursa şikayet etmeden katlanmak zorundasınız. Bozcaada'ya kışın gelen çoğu insanın mahsur kaldığı gibi siz de normal olarak lodostan dolayı mahsur kalmışsınız. Fakat burada sadece tek taraflı yazılmış olaylar. Bozcaada Belediye Başkanı taraftar için bütün otellerle konuşmuş fakat kimse taraftarın yoğun alkol alması nedeniyle otelini açmak istememiştir ve yazlık bir yer olan Bozcaadada Belediye Başkanının tüm masraflarını karşılayacağını dile getirmesine rağmen bütün otellerin kapalı olması nedeniyle kimse otelini tek gecelik kullanıma açmamıştır. Yine kulüp yönetimi gemi kaptanıyla konuşup gemiyi açmasını istemiş fakat kaptan sigara ve alkol kullanımı durumunu göz önüne alarak başını yakmak istememiştir. Çorbacıdan 1 lira indirim yapmadı diye şikayetçi olan Beykozspor taraftarı, o gece adadaki bütün marketlerdeki alkol stoklarını tüketmiş, su şişelerine votkaları doldurup, şişe şişe sarap tüketmiştir. Son çare olarak Beykozspor taraftarına açılan kahvemize belediye başkanı taraftarın içtikleri için 500 TL'lik ödemede bulunmuştur. Olaylar tek taraflı anlatılıp Bozcaada esnafı ve kulüp yönetimi kötülenmiş ve bu spor ahlakına yakışmamıştır. Arma sevdanıza ve Beykozu her maç desteklemenize saygı duyduğumuzu dile getirir ve Beykozspor 1908 A.Ş ye Bal da başarılar dileriz.
SAYFA YÖNETİMİ..

Cevaben:

Bizim isyanımız deplasman yolunda yaşadığımız olumsuzluklara değil, Bozcaada da yaşanan insanlık ayıbına bunu hala anlayamayanlar var. Üstelik bunlar bir spor kulübü taraftarı. Belediye Başkanı bütün otellerle konuşmuş ve 25 kişi ye yer bulamamışsa bir an önce istifa etmelidir. Bu insanın İdari otoritesi yıkılmıştır. Bozcaada gibi bir yerde (İran dan bahsetmiyoruz bakın Bozcaada) insanlar alkollü olduğu için otele alınmadığı söylenebiliyor. Ve bundan utanılmıyor. İnanıyorum ki o adadaki tek alkollü kişiler Beykozlulardı. Yoksa suçumuz o şarapları otelin lobisinde içmememiz mi? Bozcaada Kulüp yönetimi 25 kişiyi soğuğa mahkûm etmemek için girişimde bulunmuş. Feribotu açtırmak istemiş fakat kafadaki paranoyadan alkol ve sigara nedeniyle ‘başını yakmak’  istemeyen kaptana boyun eğmiştir, bunu da utanmadan söylemektedir. Aynı kaptan sabah seferinde karşıya geçerken aynı alkol ve sigara tüketimini yapan insanları karşıya geçirmiştir. Bugün Bozcaada nın her esnafını arayalım ve diyelim ki 25 kişi geliyoruz çorbanızı 5 TL den değil 4 TL den içimek istiyoruz diyelim hayır mı diyecekler? 3,5 TL bile olur diyecekler. Ama o gün 6 TL dediler. Biz paranın peşinde değiliz çünkü Bozcaadalı değiliz. Bu arada Bozcaada ya giderseniz Çorbaya 1 TL indirim yapmadılar diye şikayet ediyorsanız büfeden su bile almamamız gerekiyormuş.
Otele, Feribotçuya sözü geçmeyenlerin sözü gariban kahveciye geçiyormuş. Bu alkol tüketen, sigara içen pislik 25 Beykozluyu onun başına atmışlar. Kahveciyi zaten kendimiz ikna etmiştik. Eğer doğruysa 500 TL nizde havaya gitmiş. Biz yediğimiz içtiğimizin parasını verdik. Sabahçı kahveleri böyle işler. Sobayı yakmamak için sürekli direndi. Bozcaada da yaşayan o gün bizimle karşılaşıp sırt dönen herkesi hedef alan şeyler anlattık. Bunun tek taraflı veya çift taraflı olmasına gerek yok. Normalde evinin kapısını kilitlemeyen adamlar caminin kapısını kilitlemişler. (Bu bir örnektir bunun üstünde yürümeyin sakın) Bunları Bozcaada spor kulübü yönetimi üzerine alınıyorsa alınsın. Spor ahlakını bize öğretecek adamlar önce insanlık ayıplarını kapatsınlar. Spora gelene kadar daha sizin çok yolunuz var.
Bizde Bozcaada spor kulübüne çok büyük saygı duyuyor. Tüm karşılaşmalarda galip gelmenizi çok istiyoruz.

Pazartesi, Şubat 4 Posted by Semt Aşığı | Pazartesi, Şubat 04, 2013 - 0 yorum

Issız Adamlar



Cumartesi gecesi 1:30 da yola çıkıldı. Sevdalı 23 kişiyiz. Hızlıca geçiyorum klasik deplasman yolculuğu... 

Sabah 9:00 geyikli feribot iskelesindeyiz.  Feribot normalde sabah 10:00 da ancak fırtına şiddetli. Feribotun cesur kaptanı inisiyatif alıyor ve hem topçularımızı hem de bizi almak için zor bela iskeleye yaklaştı. Gerek topçular gerekse de biz feribotun içinde ki devrilme tehlikesi olduğunda araçları geyikli iskelesinde bıraktık. İnanılması güç bir rüzgara karşı adayı dolaştık. Fakat klasik sabit fikirli ada halkıyla karşı karşıyaydık. "Maçcılar geldiiii"

 Bu kadar rüzgara ve takımımızın tehir isteğine ret cevabı verildi çünkü hakem İzmir den gelmişti ve tehir istemiyordu. Abartmıyorum kullandığımız aut atışlarını kendi kalemize girmesin diye dua ediyorduk! Gerisini siz hesaplayın...
Maçı kaybettik ama yediğimiz rüzgar nedeniyle sağlığımızı da. 17:00 de geri dönmesi gereken feribot iptal oldu. Kahraman kaptan akla hayale gelmeyecek maddi teklifler, klişe hastamız var yalanları vs. her şey söylendi. Ama nafile... Kısa geçiyorum anca 3 saatlik bir ikna mesaisiydi bu. Ada da ki tüm pansiyon ve oteller dolaşıldı. 300 TL oda fiyatı çekenler mi dersiniz, 100 yatak kapasiteli otelin bu mevsimde yerimiz yok demeleri mi dersiniz, köhne otelin adam başı 90 TL çekmesi mi dersiniz! Daha saymayayım. 'Size barınacak yer yok' tu iç sesleri.
 Polislere yalvardık; bizi tutuklayın nezarete alın yoksa donarak öleceğiz. Ya da tutuklanmak için bir şeyler yapmamızı ister misiniz diye sorduk. 'Hayır' dı cevapları. Belediye Başkanına 500 kişilik nüfusu olan ada da ulaşamadık. Kaymakam derseniz RTE'ye daha kolay ulaşılacağını öğrendik. Bizim müthiş iş bitirici yönetimimiz bize kahvede sabahlayabileceğimizi söyledi. Allah razı olsun! Hatta kendisine de yer bulamadığını bizimle sabahlayabileceğini söyledi. 30 yaşında yaklaşık 20 yılını tribünün tozunu yutarak geçirmiş birine söylenecek kötü bir yalandı. Kahretsin yine haklıydım...
 Saat 21:00 de daha önce gece kalmak için yalvardığımız feribota gittik. Tüm kapılar kilitli. (Tamamen bize özel bir durumdu çünkü gündüz ada da dolaşırken dikkatimizi en çok çeken şey insanlar anahtarlarını kapı üzerinde bırakıyorlardı) O saatten sonra anladık ki bize tüm kapılar kapandı. Yöneticiler odalarındaydı, Bld. Başkanı ve Kaymakam sıcak evlerinde.
 Herkes kapatsa da Allah kapatmaz kapılarını dedik camiye gittik. Ama süper amatör ligde olduğumuzdan mıdır nedir imam kilitlemiş cami kapılarını.
Aramızda rüzgarın etkisiyle epey bi rahatsızlanan 5 kişi parmaklıklardan tırmandı ve geceyi caminin üst katında geçirdi. Geri kalanımız kahvede zorla sobayı yaktırdığımız kahveci ile birlikte kahvede geçirdik. 15 dakikada sönen bir soba. Ben şimdi hastanedeyim 23 kardeşimin 23 ü de ağır rahatsız. Kötü konuşmayacağım kimseye kırgın da değilim ülkemin sevdalılara baktığı sabit fikirdir bu. Ama 20 yıllık tribün geçmişimde bu olay artık şu fikrimi iyice haklı hale getirmiştir. "İstisnalar dışında kimse bana Anadolu insanının misafirperverliğinden bahsetmesin." Biz dün gece herşeye rağmen tek bir olay yapmamamız da umarım yüzlerini biraz olsun kızartır...

Boğazın Yargıçları-Turgay G. 

Pazartesi, Ocak 28 Posted by Semt Aşığı | Pazartesi, Ocak 28, 2013 - 0 yorum

A.Hisarı Tiyatro etkinliği



100.Yılını kutlayan Anadolu Hisarı İdman Yurdu için çalışan Anadoluhisarı Turizm Kalkındırma derneği tiyatro etkinliği yapıyor. Alınacak biletlerle kulübe destek olabilirsiniz. Aynı zamanda güzel bir komedi oyunu izleyebilirsiniz. 

Pazar, Ocak 27 Posted by Semt Aşığı | Pazar, Ocak 27, 2013 - 0 yorum

Maç Günü: Beykoz 1908 - B.Öekmece // Çakmak - Beykoz 1908



Beykoz 1908 - Büyükçekmece

27 Ocak Pazar 14:00
Kelle İbrahim Stadı
11:00 Beykoz Meydan da buluşulacak ve maç saati yürüyüşe stada geçilecek.

Büyükçekmece sezon arasında 10 yeni futbolcu transfer etti ve devre arası kampını Antalya da yaptı. İstanbul takımı olması ve ligin son 2 sırasında olmamız münasebetiyle 6 puanlık değil 12 puanlık maç.


Aldırma rahat oyna dedik ama koyacaksın başka yolu yok bunun!
----------/----------

U19/1 Ligi Çakmakspor - Beykoz 1908

27 Ocak Pazar 14:15
Çakmak Sahası
Hani stada gelmemek için tonla bahane uyduruyorsunuz ya. Bu maça gidin ozaman gençler.

Cumartesi, Ocak 26 Posted by Semt Aşığı | Cumartesi, Ocak 26, 2013 - 0 yorum

Basketbol - Futbol aynı gün aynı saat


Bu hafta basket ve futbolda 2 önemli maça çıkacağız ve bu maçların 2 side aynı gün aynı saat de.
Pazar günü 14:00 R.Şahin Köktürk Spor salonunda Beykoz - Şişli maçı ligin kırılma maçlarından biri olacak. İlk 3 şansımız hala devam ediyor eğer bu maçı kaybedersek bu şansımız bitecek ve sezonu kapatmış olacağız. (Bu nasıl bi statü ise Ocak bitmeden sezon kapatmış olacağız.) Yani bu maça gidip destek vermek zorundayız. Bu maçı kazanmak zorundayız çünkü! (Bu maç Cumartesiye alına bilirdi. Salon müsait)

Aynı saat de Kelle İbrahim Stadın da Büyükçekmece ile 6 ğuanlık maça çıkıyoruz. BAL stüsünde İstanbul takımlarıyla yapılan maçlar çok önemli. Üstelik lig konumu ve puan olarak da çok önemli bir maç. Üstelik bu sezon Büyükçekmece taraftarı iç sahada varlardı. Geçen sene gittiğimiz gibi kimsenin olmadığı bir tribün değildi. Yeni takviyeleriyle bizden çok kötü olan B.çekmece iyi seviyeye geldi. Taraftarıyla beraber B.çekmece Beykoz dan 1 puan çıkara bilir. Yani bizim stat da olup ortalığı yıkarcasına bağırmamız lazım.

Söyle biz n'apalım?